looding

ALTIN HAKKINDA


En eski değerli maden olarak bilinen, geçmişi tarihin derinliklerine dayanan altın, dayanıklı ve şekillendirilebilir bir madendir. Bu nadide maden, asırlar boyunca tüm insanların beğenisini kazanmış ve böylelikle mücevher olarak kullanılır hale gelmiştir. 
 
Tarih boyunca değerini kaybetmeyen altın, medeniyetlerce yıllar boyu kullanılmıştır. M.Ö. 3200 yıllında Mısırlılar için çubuk şeklinde para, M.Ö. 2000 yıllında Perulular için ziynet eşyası olmuştur. M.Ö. 550’de ise Lidya Kralı Krezos’un emriyle para olarak üretilmiş ve ticareti canlandırmıştır. 
 
2009 yılında yapılan araştırmalara göre tarih boyunca madenlerden toplam 161.000 ton altın çıkarılmıştır. Günümüzde altın kuyumculuk dışında; dekorasyon, tıp, dişçilik, elektrik/elektronik, kimya sanayi, uzay sanayi gibi endüstriyel alanlarda da kullanılmaktadır. 
 
Nadir rastlanan bu maden, biçimlendirilebilir, yoğunluk ve ağırlık oranı bakımından diğer madenlere nazaran daha kuvvetlidir. Endüstriyel alanlarda kullanılabilir olması ve yüksek derecelerde eridiğinde bile form bozukluğu göstermemesi sebebiyle, değerini hiçbir zaman kaybetmemiştir… 
 
Altının değeri saflığına dayanmaktadır. Dünya üzerinde altının saflığını tanımlamak amacıyla “karat” ölçü birimi kullanılmaktadır. 24 karat (ayar) olan altın, %100 saf altındır. Altının %8,4’ünün diğer metaller ile tamamlanması durumunda ise 22 karatlık altın elde edilmektedir. 
 
Farklı madenlerle karıştırılarak değişik renklere de bürünebilen altın, bu değişimlerde değerini kaybetmemektedir. Tamamlayıcı metalin gümüş, bakır ve çinko olması durumunda yeşil altın denilen renk yakalanırken, tamamlayıcı metalin bakır ağırlıklı olması durumunda ise kırmızı (pembe) altın rengi yakalanmaktadır. Sarı altın ise bakır ve çinko veya bakır ve gümüş ile altının karıştırılmasıyla elde edilmektedir. Beyaz altın ise beyaz renge yakın çeşitli metallerin tamamlayıcı olarak kullanılmasıyla ortaya çıkar. Altının, nikel, çinko, bakır ve manganez gibi tamamlayıcı metaller ile karıştırılması durumunda beyaz renk elde edilmektedir. Bu üretim sonunda kirli beyaz bir renge sahip olan altın, rodyum kaplanması ile arzu edilen tam beyaz renge kavuşmaktadır. 
 

Bakım:

Uzun süre kapalı alanlarda tutulan mücevherlerde, oksijensizlikten kaynaklanan oksitlenme durumu yaşanmaktadır. Bu durum, mücevherinizde renk değişimine yol açmaktadır. Takılarınızı, çamaşır suyu ve aseton gibi kimyasal içerikli maddelerden uzak tutmanız gerekmektedir. Kimyasal karşısında tahrip olabilen altın, bulaşık deterjanı ve el kremi gibi basit kimyasal karışımlar karşısında da zarar görebilmektedir. Kas gücü gerektiren işlerinize başlamadan ve klor içeren havuzlara girmeden önce de mücevherlerinizi çıkarmanız gerekmektedir. Altın ve benzeri kıymetli mücevherleriniz, birbirine temas etmesi durumunda çizilmelere ve deformasyona uğramalarına sebep olabilmektedir. Buna bağlı olarak mücevherlerinizi birbirinden bağımsız alanlarda saklamanız gerekmektedir.